12 Haziran 2026 Cuma

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar


 

İTO Meclisinden Tarihi Vizyon

Türkiye 10 Yılda Üç Büyük Sıçrama Yapabilir
Şekib Avdagiç, “Üretim, Lojistik ve Teknolojide Yeni Bir Türkiye Doğuyor”

İstanbul Ticaret Odası’nın Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki on yıllık dönemde küresel ekonominin yükselen güçlerinden biri olmaya aday olduğunu vurgulayarak, üretim-ihracat, lojistik ve enerji-teknoloji alanlarında tarihi bir sıçrama fırsatının bulunduğunu söyledi.

Jeopolitik Avantajımızı Ekonomik Güce Dönüştürmeliyiz
Dünyanın son 30 yılın en büyük ekonomik ve jeopolitik dönüşümünden geçtiğine dikkat çeken Avdagiç, şirketlerin artık sadece düşük maliyetli üretim merkezlerini değil, güvenli, istikrarlı ve erişilebilir ülkeleri tercih ettiğini belirtti.
Avdagiç'e göre Türkiye; Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin sürmesi, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin artması nedeniyle küresel üretim ve ticaret haritasında çok daha önemli bir konuma yükseliyor.

Türkiye'nin Önündeki 3 Büyük Fırsat

  1. Üretim ve İhracat Üssü Olmak
    Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye'yi yakın üretim merkezi haline getiriyor. Güçlü sanayi altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini daha üst seviyelere taşıma imkânı bulunuyor.
  2. Bölgesel Lojistik Merkezi Olmak
    Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının önem kazanması, Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getirebilir. Kara koridorlarının stratejik değeri her geçen gün artıyor.
  3. Enerji ve Teknoloji Merkezi Olmak
    Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, veri merkezleri ve yüksek teknoloji yatırımları önümüzdeki dönemin yıldız sektörleri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu alanlarda yapacağı yatırımlar küresel rekabet gücünü artıracak.

Yeni Teşvikler Dönüşümün Anahtarı
İTO Başkanı, yeni teşvik sisteminin Türkiye'nin üretim ve yatırım gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu belirterek, sanayi odaklı ve ihracata dayalı büyüme modelinin daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanlarının üretimi desteklemesi halinde Türkiye'nin yeniden şekillenen dünya ticaretinde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.

Reel Sektörün En Büyük Sorunu, Yüksek Faiz
Konuşmasında iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ihracatçı firmaların yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle kârlılık baskısını daha yoğun hissettiğini ifade eden Avdagiç, üretimin ve ihracatın desteklenmesinin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Dünyanın İlk 10 Ekonomisi Hedefi Hayal Değil
Türkiye'nin artan jeopolitik öneminin tek başına yeterli olmadığını belirten Avdagiç, bu avantajın ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Üretken yatırımların artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin güçlendirilmesi ve makroekonomik istikrarın korunması halinde Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin sürpriz olmayacağını ifade etti.

İTO Seçimleri 27 Ekim'de
Haziran Meclis Toplantısı'nda bir diğer önemli gündem maddesi ise İTO seçimleri oldu. Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 tarihinde Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmasının planlandığını açıkladı. Resmî duyurunun seçim kurulu teyidinin ardından yapılacağı belirtildi.

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin güçlü mesajların verildiği bir platform oldu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye; üretim, lojistik, enerji ve teknoloji alanlarında doğru adımları atabilirse yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir ekonomi haline gelebilir. İş dünyasının beklentisi ise bu tarihi fırsatların kalıcı refaha dönüştürülmesi yönünde birleşiyor.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO June 2026 Assembly Meeting
Historic Vision from ITO Assembly
Türkiye Can Make Three Major Leaps in 10 Years
Şekib Avdagiç: "A New Türkiye is Emerging in Production, Logistics and Technology"

Speaking at the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) June 2026 Assembly Meeting, Şekib Avdagiç emphasized that Türkiye is a candidate to become one of the rising powers of the global economy in the next decade, stating that there is a historic leap opportunity in the fields of production-exports, logistics, and energy-technology.

We Must Transform Our Geopolitical Advantage into Economic Power
Noting that the world is undergoing the biggest economic and geopolitical transformation of the last 30 years, Avdagiç stated that companies now prefer safe, stable and accessible countries, not just low-cost production centers.
According to Avdagiç, Türkiye is rising to a much more important position on the global production and trade map due to Europe's search for supply security, the continuation of the China+1 strategy, and increasing risks in the Red Sea and the Strait of Hormuz.

Türkiye's 3 Major Opportunities

  1. Becoming a Production and Export Hub
    Europe's efforts to diversify supply chains are making Türkiye a nearshoring production center. With its strong industrial infrastructure and skilled human resources, Türkiye has the opportunity to take its production capacity to even higher levels.
  2. Becoming a Regional Logistics Hub
    The increasing importance of the Middle Corridor, the Development Road, and Gulf-Türkiye-Europe connections can make Türkiye an indispensable logistics center between Asia and Europe. The strategic value of land corridors is increasing day by day.
  3. Becoming an Energy and Technology Hub
    Defense industry, renewable energy, data centers and high-tech investments stand out as the star sectors of the upcoming period. Investments Türkiye will make in these areas will increase its global competitiveness.

New Incentives Are the Key to Transformation
The ITO President stated that the new incentive system is an important step that will increase Türkiye's production and investment power, and expressed that the industry-oriented and export-led growth model should be supported more strongly. He said that if fiscal policies, incentives and financing opportunities support production, Türkiye will reach a much stronger position in the reshaping world trade.

The Biggest Problem of the Real Sector: High Interest Rates
Also touching upon the problems experienced by the business world in his speech, Avdagiç stated that the high interest rate environment puts serious pressure on the real sector.
Stating that exporting companies feel the profitability pressure more intensely due to high financing costs and weakening external demand, Avdagiç emphasized that supporting production and exports is critical for the sustainability of economic growth.

The Goal of Top 10 Economies in the World is Not a Dream
Stating that Türkiye's increasing geopolitical importance is not enough on its own, Avdagiç said that this advantage must be transformed into economic value.
He stated that if productive investments are increased, high value-added sectors are strengthened and macroeconomic stability is maintained, it would not be surprising for Türkiye to rank among the top 10 largest economies in the world within the next decade.

ITO Elections on October 27
Another important agenda item at the June Assembly Meeting was the ITO elections. Avdagiç announced that the Istanbul Chamber of Commerce elections are planned to be held on October 27, 2026 at the Istanbul Expo Center in Yeşilköy. It was stated that the official announcement will be made after the confirmation of the election board.

The ITO June 2026 Assembly Meeting was a platform where strong messages about the future of the Turkish economy were given. In a period when global trade balances are being reshaped, if Türkiye takes the right steps in production, logistics, energy and technology, it can become not only a regional power but also an economy that has a say on a global scale. The expectation of the business world is united in turning these historic opportunities into lasting prosperity.

yilmazparlar@yahoo.com

16 Mayıs 2026 Cumartesi

Türk Siyasetinde Yeni Dönem-Yılmaz Parlar


  Türk Siyasetinde Yeni Dönem

“Ümit Özdağ Fenomeni” Neden Doğru Okunmalı?

Mehmet Öğütçü’nün son yazısı olan “Türk Siyaset Dünyasında “Ümit Özdağ Fenomeni”ni Doğru Okuyabiliyor muyuz?” aslında yalnızca bir siyasetçi analizi değil; Türkiye’nin değişen sosyolojisini, güvenlik refleksini ve yeni siyasal arayışlarını okuma açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor.

Uzun süredir Türkiye’de birçok kesim, siyaseti hâlâ eski ezberlerle okumaya çalışıyor. Sağ-sol, laik-antilaik, merkez-çevre, eski kutuplaşma başlıkları…Oysa dünya artık bambaşka bir döneme girdi.

Bugün toplumlar yalnızca ekonomi konuşmuyor. Sınır güvenliği, kimlik, aidiyet, demografik yapı, göç baskısı, jeopolitik kırılganlık, devlet kapasitesi, dijital çağın yarattığı kültürel çözülme gibi başlıklar da artık siyasetin merkezine oturuyor.

Amerika’dan Avrupa’ya kadar yükselen yeni siyasal reflekslerin temelinde de bu gerçek yatıyor.

Türkiye ise coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümü en sert yaşayan ülkelerden biri.

İşte bu nedenle Ümit Özdağ ve Zafer Partisi’ni yalnızca günlük siyasi polemikler üzerinden okumak büyük hata olur.

Çünkü burada ortaya çıkan şey yalnızca bir parti değil;
Türkiye’de büyüyen güvenlik refleksi, devlet kapasitesi arayışı, kontrolsüz göç kaygısı, milli egemenlik hassasiyeti ve toplumsal aidiyet arzusudur.

Mehmet Öğütçü’nün yazısındaki en önemli noktalardan biri de budur.

Yazı, Ümit Özdağ’ı klasik “marjinal siyasetçi” kategorisinin dışına taşıyarak; jeopolitik okuma yapan, devlet refleksi güçlü, stratejik perspektif üreten, gelecekte Türkiye siyasetinde belirleyici etkiler oluşturabilecek bir figür olarak ele alıyor. Bu önemli bir kırılmadır.

Çünkü Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenlik kaygıları dile getirildiğinde bu çoğu zaman sadece slogan düzeyinde tartışıldı.

Ancak bugün dünya gerçekleri değişiyor. Avrupa’nın bile artık düzensiz göç, sınır güvenliği, demografik baskı, ulusal aidiyet, kültürel bütünlük başlıklarını yüksek sesle tartıştığı bir dönemde, Türkiye’de bu meseleleri yıllar öncesinden gündeme taşıyan isimlerin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Burada önemli olan nokta şudur

Bir siyasetçiyi sevmek ya da sevmemek başka şeydir.
Toplumda neden karşılık bulduğunu doğru analiz etmek başka şey.

Bugün özellikle genç kuşaklarda, devlet refleksi güçlü, Atatürkçü, seküler, ama aynı zamanda güvenlik hassasiyeti yüksek yeni bir sosyolojik damar oluşuyor.

Bu damar kendisini yalnızca klasik sağ-sol ekseninde tanımlamıyor. Daha çok: “Devlet ayakta kalmalı, Türkiye kontrolünü kaybetmemeli, sınırlar korunmalı, ülke demografik baskı altında ezilmemeli” duygusuyla hareket ediyor.

Ümit Özdağ’ın yükselişini hazırlayan temel zemin de budur.

Elbette modern siyasette yalnızca güvenlik dili yetmez. Ekonomi, üretim, teknoloji, yapay zekâ, eğitim, kurumsallaşma, dış politika dengesi, gençlik vizyonu gibi alanlarda da güçlü projeler gerekir.

Zaten Mehmet Öğütçü’nün dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de budur.

Çünkü Türkiye artık yalnızca slogan değil; devlet yönetme kapasitesi görmek istiyor.

Ancak şu gerçek de inkâr edilemez:

Türkiye’de yeni dönem siyasetinde, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi artık görmezden gelinebilecek bir alanın dışına çıkmıştır.

Bugün mesele yalnızca bir partinin oy oranı değil; Türkiye’de oluşan yeni devlet refleksinin hangi siyasal merkezde şekilleneceğidir.

Bu nedenle Mehmet Öğütçü’nün yazısı kıymetlidir.

Çünkü peşin hüküm üretmeden, etiket siyasetinden uzak durarak, Türkiye’de oluşan yeni toplumsal ve siyasal zemini anlamaya çalışan stratejik bir perspektif ortaya koymaktadır.

Türkiye’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur: Bağıran değil analiz eden, etiketleyen değil anlamaya çalışan, kutuplaştıran değil devlet aklıyla düşünen bir yaklaşım.

yilmazparlar@yahoo.com

A New Era in Turkish Politics
Why the “Ümit Özdağ Phenomenon” Must Be Read Correctly

Mehmet Öğütçü’s recent article, “Can We Properly Understand the ‘Ümit Özdağ Phenomenon’ in Turkish Politics?”, is not merely a political profile analysis; it also offers a remarkable framework for understanding Turkey’s changing sociology, security reflexes, and emerging political searches.

For a long time, many circles in Türkiye have continued trying to interpret politics through outdated formulas: right vs. left, secular vs. anti-secular,
center vs. periphery, and old polarization narratives.

However, the world has entered a completely different era.

Today, societies are no longer discussing only the economy.
Border security, identity, belonging, demographic transformation, migration pressure, geopolitical fragility, state capacity, and the cultural erosion created by the digital age are now at the center of politics.

This reality lies behind the rise of new political reflexes from the United States to Europe.

And Türkiye, because of its geographical position, is one of the countries experiencing this transformation most intensely.

That is precisely why it would be a major mistake to evaluate Ümit Özdağ and the Zafer Party merely through daily political polemics.

Because what is emerging here is not simply a political party;
it is the rise of a growing security reflex in Türkiye, a search for stronger state capacity, concerns over uncontrolled migration, sensitivity toward national sovereignty, and a desire for social belonging.

One of the most important aspects of Mehmet Öğütçü’s article is exactly this point.

The article moves Ümit Özdağ beyond the category of a “marginal politician” and presents him as a figure capable of geopolitical analysis, possessing strong state reflexes, producing strategic perspectives, and potentially shaping the future direction of Turkish politics.

This represents a significant turning point.

For years in Türkiye, security concerns were often discussed only at the slogan level.

But global realities are changing.

At a time when even Europe openly debates irregular migration, border security, demographic pressure, national identity, and cultural cohesion, figures who raised these issues years earlier in Türkiye deserve to be reassessed.

The essential point is this:

Liking or disliking a politician is one thing.
Correctly understanding why that politician resonates with society is another.

Today, especially among younger generations, a new sociological current is emerging: state-conscious, Atatürkist, secular,
yet simultaneously highly sensitive to security concerns.

This current does not define itself solely through the traditional right-left spectrum.

Rather, it is driven by the belief that: “The state must remain strong,
Türkiye must not lose control, borders must be protected,
and the country must not collapse under demographic pressure.”

This is the very foundation behind Ümit Özdağ’s political rise.

Of course, in modern politics, security discourse alone is not enough.

Strong visions are also required in: economy, production, technology,
artificial intelligence, education, institutionalization, foreign policy balance, and youth-oriented policies.

Indeed, this is another critical point highlighted by Mehmet Öğütçü.

Because Türkiye no longer wants slogans alone;
it wants to see state-management capacity.

Yet one reality can no longer be denied:

In the new era of Turkish politics, Ümit Özdağ and the Zafer Party have moved beyond a position that can simply be ignored.

The issue today is not merely a party’s vote percentage;
it is about which political center will shape the new state reflex emerging in Türkiye.

That is why Mehmet Öğütçü’s article is valuable.

Because without prejudice and away from the politics of labeling, it attempts to understand the new social and political ground forming in Türkiye through a strategic perspective.

And this is exactly what Türkiye needs most today:
not voices that shout, but minds that analyze; not those who label, but those who seek to understand; not those who polarize, but those who think with the wisdom of the state.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

Avrasya Zirvesi-Muhteşem Açılış-Yılmaz Parlar


  

Dr. Akkan Suver Liderliğinde Küresel Barış ve İş Birliği Vurgusu

"Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur" Anlayışıyla Dünyaya Işık Tutuyor

Marmara Grubu Vakfı'nın düzenlediği 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, 11-12 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul WOW Otel & Kongre Merkezi'nde görkemli bir açılışla başladı. "Küresel Sorumluluk" ana temasıyla gerçekleştirilen zirve, dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, büyükelçiler, Nobel ödüllü bilim insanları ve sivil toplum liderlerini bir araya getirdi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, küresel çapta takdir toplayan vizyoner liderliğiyle salona damgasını vurdu. Dr. Suver, konuşmasında Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yalnızca bir diplomatik birliktelik olmadığını, aynı zamanda "küresel aklın ve vicdanın ortak platformu" olduğunu vurguladı.

Zirvenin Önemi: Küresel Krizlere Ortak Akıl Çağrısı

Dr. Akkan Suver, açılış konuşmasında dünyanın içinde bulunduğu belirsizliklere dikkat çekerek, Orta Doğu'daki çatışmalardan Ukrayna'daki savaşa, Afrika'daki karışıklıklardan küresel ekonomik krizlere kadar her alanda ortak aklın ve diplomasinin önemine işaret etti. Suver, "Birleşmiş Milletler ortak bir şekilde anlaşamıyor. Uluslararası toplumun açık ve net bir çıkarmaya ihtiyacı var. Çıkarlarımız farklı olsa da ortak bir vicdan etrafında uzlaşmak zorundayız" dedi.

Zirveye Damga Vuran Katılımcılar ve Onur Madalyaları

Zirvenin açılışında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından protokol mesajları okundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın mesajları büyük beğeni topladı.

Açılış konuşmacıları arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Doç. Dr. Merve Safa Kavakcı ve D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmoud yer aldı. Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto da zirvenin önemine vurgu yaptı.

Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl altı önemli isme Onur Madalyası takdim edildi. Madalya alanlar arasında Azerbaycan Atatürk Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nizami Caferov, Avusturya Eski Savunma Bakanı Werner Fasslabend, Hırvatistan Eski Cumhurbaşkanı Ivo Josipović, Polonya Eski Maliye Bakanı Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Arnavutluk Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Bamir Topi ve Karadağ Eski Cumhurbaşkanı Filip Vujanović bulunuyor.

Dr. Akkan Suver,

“Avrasya Zirvesi Küresel Aklın ve Vicdanın Platformudur”

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver yaptığı tarihi konuşmada zirvenin sadece diplomatik bir buluşma olmadığını vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Avrasya Ekonomi Zirveleri yalnızca bir diplomatik birliktelik değildir; aynı zamanda küresel aklın ve vicdanın platformudur.”

Dr. Suver konuşmasında Orta Doğu’daki savaşlara, Ukrayna’daki yıkıma, Afrika’daki krizlere ve dünya genelinde derinleşen belirsizlik ortamına dikkat çekti. İnsanlığın ortak geleceğinin ancak diyalog, diplomasi ve ortak vicdanla korunabileceğini ifade etti.

29 yıldır kesintisiz sürdürülen Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin artık küresel diplomasinin en önemli sivil platformlarından biri haline geldiğini belirten Suver, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyanın aynı masa etrafında buluştuğunu söyledi.

Türkiye’nin Güven Veren Rolü Vurgulandı

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı yaptığı konuşmada Türkiye’nin kriz dönemlerinde güven veren bir ülke olduğunu ifade etti.

Küresel ticaretin belirsizlikler, korumacılık ve güven krizleriyle karşı karşıya olduğunu belirten konuşmacı, Türkiye’nin “güvenilir ortak” kimliğiyle öne çıktığını söyledi.

Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni ekonomik modellerin dünyayı dönüştürdüğünü belirten konuşmada; dayanıklılık, iş birliği ve diplomatik diyaloğun önemine dikkat çekildi.

İstanbul’dan Dünyaya “Barış” Çağrısı

İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise yaptığı konuşmada İstanbul’un tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurguladı.

Gözen, dünyanın giderek daha fazla çatışma ve güvensizlik ortamına sürüklendiğini ifade ederek, uluslararası kuruluşların artık daha adil ve etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bugün çok daha anlamlı hale geldiğini belirten Gözen, sivil toplumun uluslararası barış için daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

.Bosna Hersek’ten Barış Mesajı

Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto, Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin farklı kültürleri ve devletleri aynı masa etrafında buluşturan çok önemli bir diplomasi platformu olduğunu ifade etti.

Marmara Grubu Vakfı’nın Güçlü Kadrosu Dikkat Çekti

Zirvede Marmara Grubu Vakfı’nın tecrübeli temsil heyeti ve akademik kadrosu da önemli rol üstlendi.

Marmara Grubu Vakfı Duayeni Ertuğrul Kumcuoğlu ile Marmara Grubu Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Cafer Okray zirvenin diplomatik organizasyon sürecinde öne çıkan isimler oldu.

Raportörler arasında Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Başkanı Özgür Çengel, akademisyen Ali Kemal Özdemir, Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Üyesi Uğur Özgöker ve Azerbaycanlı akademisyen-gazeteci Halid Niyazov yer aldı.

Gala Yemeği ve Kültürel Gösteriler

Zirve, 11 Mayıs akşamı düzenlenen görkemli gala yemeğiyle başladı. FOWPAL ve UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Barış ve Sevgi Federasyonu (Başkanı Nobel Barış Ödüllü Dr. Hong Tao-Tze) tarafından unutulmaz bir dans gösterimi sunuldu. İBB Müzik Grubu ise yemek boyunca Türk Sanat Müziği'nden seçkin eserleri seslendirdi.

29 Yıllık Vizyon, Barış ve Diplomasi Eğitimi

Dr. Akkan Suver, konuşmasının son bölümünde Marmara Grubu Vakfı'nın Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde yürüttüğü barış ve diplomasi eğitim programlarına da değindi. "Masrafları tamamıyla vakfımız tarafından karşılanan bu çalışmalarla binlerce gencimize diplomasi ve barış dersi veriyoruz" diyen Suver, zirvenin insanlığın ortak geleceğine umut olduğunu belirtti.

Avrasya Ekonomi Zirvesi Bir Dünya Markasına Dönüştü

29 yıldır aralıksız düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, bugün yalnızca bir toplantı değil; uluslararası diplomasi, barış ve ortak akıl adına dünyanın saygın platformlarından biri olarak kabul ediliyor.

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’in liderliğinde büyüyen zirve; Türkiye’nin yumuşak gücünü, diplomatik kapasitesini ve barış vizyonunu dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul’dan yükselen bu barış ve iş birliği çağrısı, dünyaya bir kez daha şu mesajı verdi:
Diyalog hâlâ mümkündür, ortak akıl hâlâ insanlığın en büyük gücüdür.

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, iki gün boyunca küresel ekonomik kriz, güvenlik dönüşümü, demokratik kurumların dayanıklılığı, kadınların barış süreçlerindeki rolü ve iklim krizi gibi hayati başlıkları masaya yatıracak.

Marmara Grubu Vakfı ve Başkanı Dr. Akkan Suver, 29 yıldır kesintisiz sürdürdüğü bu anlamlı platformla dünya barışına hizmet etmeye devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

29th Eurasian Summit – A Magnificent Opening


Global Peace and Cooperation Emphasized Under the Leadership of Dr. Akkan Suver

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”
Lighting the Way for the World Through Dialogue and Diplomacy

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, opened with a magnificent ceremony on May 11–12, 2026, at WOW Hotel & Convention Center in Istanbul. Held under the main theme of “Global Responsibility,” the summit brought together presidents, prime ministers, ministers, ambassadors, Nobel Prize-winning scientists, academics, and civil society leaders from around the world.

Delivering the opening speech, Marmara Group Foundation President Dr. Akkan Suver left a remarkable impression on the audience with his globally respected visionary leadership. In his address, Dr. Suver emphasized that the Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings, but also “a common platform of global wisdom and conscience.”

The Importance of the Summit: A Call for Common Wisdom Against Global Crises

In his opening remarks, Dr. Akkan Suver drew attention to the uncertainty facing the world today. From conflicts in the Middle East and the war in Ukraine to instability in Africa and global economic crises, he highlighted the urgent need for diplomacy and collective wisdom.

“The United Nations is struggling to reach common ground. The international community needs a clear and decisive direction. Even if our interests differ, we must unite around a shared conscience,” Suver stated.

Distinguished Participants and Honor Medals

Following a moment of silence and the Turkish National Anthem, protocol messages were delivered from President of Türkiye Recep Tayyip Erdoğan, President of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev, and Nobel Laureate Prof. Dr. Aziz Sancar.

Among the keynote speakers were the Vice President of the Turkish Exporters Assembly, Ambassador Kubanychbek Omuraliev, Secretary General of the Organization of Turkic States, Associate Professor Dr. Merve Safa Kavakcı, Deputy Secretary General of the Black Sea Economic Cooperation Organization, and Ambassador Sohail Mahmoud, Secretary General of the D-8 Organization for Economic Cooperation.

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto, Chairwoman of the Council of Ministers of Bosnia and Herzegovina, emphasized the summit’s critical role in international diplomacy and intercultural dialogue.

This year, the Marmara Group Foundation presented Honor Medals to six distinguished international figures:

Prof. Dr. Nizami Caferov, President of the Atatürk Center of Azerbaijan

Werner Fasslabend, Former Minister of Defense of Austria

Ivo Josipović, Former President of Croatia

Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Former Finance Minister of Poland

Prof. Dr. Bamir Topi, Former President of Albania

Filip Vujanović, Former President of Montenegro

Dr. Akkan Suver:
“The Eurasian Summit Is a Platform of Global Wisdom and Conscience”

Dr. Suver stressed that the summit is far more than a diplomatic meeting:

“The Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings; they are also a platform of global wisdom and conscience.”

He drew attention to wars in the Middle East, destruction in Ukraine, crises across Africa, and the growing atmosphere of uncertainty worldwide, emphasizing that humanity’s common future can only be protected through dialogue, diplomacy, and shared conscience.

Suver also noted that over the past 29 years, the Eurasian Economic Summits have evolved into one of the most important civil diplomacy platforms in the world, bringing together representatives from the Balkans, Central Asia, Europe, and Africa around the same table.

Türkiye’s Role as a Reliable Partner Highlighted

The Vice President of the Turkish Exporters Assembly underlined Türkiye’s role as a reliable country during times of crisis.

Referring to global trade challenges such as uncertainty, protectionism, and declining trust, he stated that Türkiye stands out as a “trusted partner” in the international arena.

The speech also highlighted the importance of resilience, cooperation, and diplomatic dialogue in an era shaped by artificial intelligence, digitalization, and new economic models.

A “Peace” Call from Istanbul to the World

Deputy Governor of Istanbul Hasan Gözen stated that Istanbul has historically been a meeting point of civilizations.

Gözen emphasized that the world is increasingly facing conflicts and insecurity and argued that international organizations must become more just and effective.

He also noted that President Recep Tayyip Erdoğan’s statement “The world is bigger than five” has become more meaningful than ever in today’s global environment.

A Peace Message from Bosnia and Herzegovina

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto stated that the Eurasian Economic Summit serves as a vital diplomatic platform bringing together different cultures and nations around one table.

The Strong Team of the Marmara Group Foundation Drew Attention

The experienced delegation and academic team of the Marmara Group Foundation also played a significant role during the summit.

Foundation veteran Ertuğrul Kumcuoğlu and Vice President Cafer Okray stood out in the diplomatic organization process of the summit.

Among the rapporteurs were Prof. Dr. Özgür Çengel, Ali Kemal Özdemir, Uğur Özgöker, and Azerbaijani academic-journalist Halid Niyazov.

Gala Dinner and Cultural Performances

The summit began with a magnificent gala dinner on May 11. The Federation of World Peace and Love (FOWPAL), operating under UNESCO and chaired by Nobel Peace Prize laureate Dr. Hong Tao-Tze, presented an unforgettable dance performance.

The Istanbul Metropolitan Municipality Music Group performed distinguished works of Turkish Classical Music throughout the evening.

A 29-Year Vision of Peace and Diplomacy Education

In the final part of his speech, Dr. Akkan Suver also addressed the Marmara Group Foundation’s peace and diplomacy education programs conducted at universities across Türkiye.

“With programs fully funded by our foundation, we provide diplomacy and peace education to thousands of young people,” Suver stated, emphasizing that the summit represents hope for humanity’s shared future.

The Eurasian Economic Summit Has Become a Global Brand

Held uninterruptedly for 29 years, the Eurasian Economic Summit is now recognized not merely as a conference, but as one of the world’s most respected platforms for international diplomacy, peace, and collective wisdom.

Under the leadership of Dr. Akkan Suver, the summit continues to serve as one of the most important organizations carrying Türkiye’s soft power, diplomatic capacity, and vision of peace to the world.

The message rising from Istanbul once again reminded the world:

Dialogue is still possible, and common wisdom remains humanity’s greatest strength.

During the two-day summit, vital issues such as the global economic crisis, security transformation, resilience of democratic institutions, women’s role in peace processes, and the climate crisis will be discussed.

The Marmara Group Foundation and its President Dr. Akkan Suver continue to serve world peace through this meaningful platform that has endured for 29 consecutive years.

yilmazparlar@yahoo.com

5 Mayıs 2026 Salı

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi-Yılmaz Parlar


  

Avrasya Zirvesi Dünyaya Yön Veriyor

Küresel Sorumluluk İstanbul’da Buluşuyor

Uluslararası diyalogun en köklü ve etkili platformlarından biri haline gelen Avrasya Ekonomi Zirvesi, sadece bir toplantı değil; savaşların, krizlerin ve küresel kırılmaların ortasında insanlığın ortak aklını inşa eden güçlü bir diplomasi zemini olarak öne çıkıyor.

Marmara Grubu Vakfı’nın vizyoner liderliği ve Dr. Akkan Suver’in çeyrek asrı aşan kararlı duruşu sayesinde zirve, Türkiye’nin dünyaya açılan en saygın sivil diplomasi kapılarından biri olmayı sürdürüyor.

47 Ülkeden 300’ü Aşkın İsim İstanbul’da Buluşuyor

Marmara Grubu Vakfı tarafından 11-13 Mayıs 2026 tarihlerinde 29’uncusu düzenlenecek olan Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin tanıtım toplantısı, 5 Mayıs 2026 Salı günü İstanbul Moda Akademisi’nde gerçekleştirildi.

Toplantıya Moda Akademisi Direktörü Cemal Bayazıt, İHKİB Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya ve Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver katıldı.

Bu yıl zirveye 47 ülkeden 300’ü aşkın siyasetçi, diplomat, akademisyen, iş insanı ve inanç önderi katılacak. Zirvede küresel barışı tehdit eden savaşlar, jeopolitik gerilimler, istemsiz göç ve iklim krizi gibi insanlığın en kritik başlıkları masaya yatırılacak.

Su ve Yeşil, Zirvenin Ana Gündemi

Zirvenin bu yılki ana teması “Küresel Sorumluluk” olarak belirlenirken, özellikle su kaynaklarının tükenmesi ve çevresel krizler ön plana çıkıyor.

Dünya adeta bir ateş çemberinden geçerken; Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gerilimler ve küresel ekonomik kırılganlıklar, insanlığı ortak çözüm arayışına zorluyor.

Zirvede öne çıkan başlıklar:

Su diplomasisi

İklim krizi ve yeşil dönüşüm

Küresel güvenlik ve yeni güç dengeleri

Ekonomik iş birlikleri

Kadınların barış süreçlerindeki rolü

Ayrıca zirvede özellikle dikkat çeken başlıklardan biri de “Kadınlar ve Barışın Geleceği” oturumu olacak. Kadınların kriz dönemlerinde üstlendiği kritik roller ve karar mekanizmalarındaki yeri kapsamlı şekilde ele alınacak.

Akkan Suver, “Bu Zirve Bir Diyalog Ve Ortak Akıl Platformudur”

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver konuşmasında zirvenin sadece bir ekonomi toplantısı olmadığını vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Avrasya Ekonomi Zirvesi, iş dünyasını, diplomasi çevrelerini ve kültür dünyasını bir araya getiren büyük bir diyalog platformudur. 29 yıldır kesintisiz sürdürdüğümüz bu organizasyon, Türkiye’nin aydınlık yüzünü dünyaya tanıtan güçlü bir köprüdür.”

Suver, özellikle içinde bulunulan küresel kriz ortamına dikkat çekerek, dünyanın zor bir süreçten geçtiğini ve bu süreçten çıkışın ancak diyalog ve ortak akıl ile mümkün olacağını ifade etti.

Ayrıca zirve kapsamında genç akademisyenlere yönelik yürütülen “barış ve diplomasi eğitim programı” ile yeni nesil liderlerin yetiştirildiğini belirtti.

Marmara Grubu Vakfı, 29 Yıllık İstikrar ve Küresel Vizyon

Bir sivil toplum kuruluşu olarak 29 yıl boyunca aralıksız bu ölçekte bir organizasyonu sürdürmenin büyük bir başarı olduğuna dikkat çekilirken, Marmara Grubu Vakfı’nın uluslararası alandaki itibarı bir kez daha ortaya kondu.

Vakfın sadece zirve düzenlemekle kalmayıp; kültürlerarası diyalog, barış diplomasisi, akademik gelişim alanlarında da aktif rol üstlenmesi, onu küresel ölçekte saygın bir konuma taşıyor.

İş Dünyasından Güçlü Destek

İHKİB Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya ise konuşmasında Türkiye’nin üretim gücüne ve küresel ticaretteki stratejik rolüne dikkat çekerek, Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin iş dünyası için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin tedarik zincirinden tasarıma kadar geniş bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Kaya, bu platformun uluslararası iş birlikleri açısından kritik bir zemin oluşturduğunu ifade etti.

Zirve Sonrası Anlamlı Buluşma

Akkan Suver Kitabını İmzaladı

Basın toplantısının ardından Dr. Akkan Suver, gazetecilerle özel bir buluşma gerçekleştirerek kitabını imzalayıp hediye etti.

Suver’in kaleme aldığı “Keşkesi Olmayan Bir Geçmiş” adlı eser, yalnızca bir anı kitabı değil; aynı zamanda diplomasi, barış ve insanlık değerleri üzerine derin bir düşünce yolculuğu sunuyor.

Uluslararası alanda saygın bir sivil toplum lideri, gazeteci ve diplomat kimliğiyle tanınan Suver, bu eseriyle de entelektüel birikimini okurlarla buluşturuyor.

Hafızası olmayan adamın hatırası da olmaz” sözüyle hafızanın ve tecrübenin önemine dikkat çeken Suver, 29 yıllık Avrasya vizyonunu şu sözlerle özetliyor:

“Gelecek Avrasya’dır. Bu inancımızın temeli barış, istikrar ve refahtır.
Gelecek Avrasya düşüncesi demokrasidir.”

Bu anlamlı imza etkinliği, zirvenin sadece bir toplantı değil; aynı zamanda fikirlerin, tecrübelerin ve vizyonun paylaşıldığı bir kültür platformu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

yilmazparlar@yahoo.com

Eurasian Summit Shapes the World

29th Eurasian Economic Summit

Global Responsibility Meets in Istanbul

The Eurasian Economic Summit, which has become one of the most established and influential platforms of international dialogue, stands out not merely as a meeting but as a powerful diplomatic ground where collective human wisdom is built amid wars, crises, and global disruptions.

Thanks to the visionary leadership of the Marmara Group Foundation and the steadfast commitment of Dr. Akkan Suver for over a quarter of a century, the summit continues to serve as one of Türkiye’s most prestigious gateways of civil diplomacy to the world.

More Than 300 Participants from 47 Countries Gather in Istanbul

The press conference introducing the 29th Eurasian Economic Summit, to be held on May 11–13, 2026, was organized on Tuesday, May 5, 2026, at the Istanbul Fashion Academy.

The meeting was attended by Fashion Academy Director Cemal Bayazıt, İHKİB Vice Chairman Mehmet Kaya, and Marmara Group Foundation President Dr. Akkan Suver.

This year, the summit will host more than 300 politicians, diplomats, academics, business leaders, and faith representatives from 47 countries. Critical global issues such as wars threatening world peace, geopolitical tensions, forced migration, and the climate crisis will be thoroughly addressed.

Water and Green: The Core Agenda of the Summit

With the main theme set as “Global Responsibility,” the summit will particularly focus on the depletion of water resources and environmental challenges.

As the world passes through a ring of fire—from the Russia-Ukraine war to tensions in the Middle East and global economic fragilities—humanity is being pushed toward finding collective solutions.

Key topics of the summit include:

Water diplomacy

Climate crisis and green transformation

Global security and shifting power balances

Economic cooperation

The role of women in peace processes

A particularly noteworthy session will be “Women and the Future of Peace,” addressing women’s critical roles during crises and their place in decision-making mechanisms.

Akkan Suver: “This Summit Is a Platform of Dialogue and Common Wisdom”

Dr. Akkan Suver emphasized that the summit is far more than an economic gathering:

“The Eurasian Economic Summit is a major platform that brings together the worlds of business, diplomacy, and culture. For 29 years, we have continuously sustained this organization as a powerful bridge presenting Türkiye’s enlightened face to the world.”

Highlighting the current global crisis environment, Suver stated that overcoming these challenges is only possible through dialogue and collective wisdom.

He also underlined the importance of the peace and diplomacy training program for young academics, aimed at raising future leaders.

Marmara Group Foundation: 29 Years of Stability and Global Vision

Maintaining such a large-scale organization uninterrupted for 29 years stands as a remarkable achievement.

Beyond organizing the summit, the Marmara Group Foundation actively contributes to:

Intercultural dialogue

Peace diplomacy

Academic development

Positioning itself as a highly respected institution on the global stage.

Strong Support from the Business World

İHKİB Vice Chairman Mehmet Kaya highlighted Türkiye’s production power and strategic role in global trade, noting that the summit offers significant opportunities for the business community.

He emphasized Türkiye’s competitive advantage across the entire production chain—from supply to design—and the importance of transforming these strengths into global gains.

A Meaningful Closing: Akkan Suver Signs His Book

Following the press conference, Dr. Akkan Suver met with journalists and signed copies of his book, presenting them as gifts.

His work, “A Past Without Regrets,” is not just a memoir but a profound intellectual journey through diplomacy, peace, and human values.

Known internationally as a respected civil society leader, journalist, and diplomat, Suver reflects his intellectual depth in this work.

Emphasizing the importance of memory and experience with the quote:

“A man without memory has no legacy,”

Suver summarizes his 29-year Eurasian vision as follows:

“The future is Eurasia.
Our belief is grounded in peace, stability, and prosperity.
The idea of Eurasia’s future is democracy.”

This meaningful book-signing event once again demonstrated that the summit is not just a meeting, but a cultural platform where ideas, experiences, and vision are shared.

yilmazparlar@yahoo.com